Tam Benim Tipim – Yazı Tipleri Üzerine

Şu aralar bir dergi çıkarmak içinuğraşıyoruz. Evet, elinize alıp okurken kolay değil mi, bir de hazırlamayı deneyin, ne kadar karmaşık bir süreç olduğunu göreceksiniz. Aslında her iş biraz böyle. En basitinden, annemiz yemeği hazırlar getirir ve yemek 15 dakikada yenir. Halbuki 3 saattir hazırlanıyordur. Tüketmek kolaydır, bunun içindir ki çoğu insan tüketmeye yönelir. Lakin üretmenin insana verdiği tatmin duygusu tüketmekle karşılaştırılamayacak kadar fazladır. Hele bir de ortaya çıkardığın üründen insanlar istifade edecekse bu katsayı artar. Dergi üzerinden gidecek olursak, okuyan herbir kişinin geçireceği dönüşüm, öğreneceği yeni şeyler senin hanene de yazılacaktır. Bu dergi dünyada olduğu sürece devam edecek bir süreçten bahsediyoruz. Şimdi söyleyin, hangi tüketim insana daha fazla mutluluk verebilir ?
Dergimiz henüz baskıda. Bana ulaştığında ayrıntılı olarak yine bahsedeceğim. Bu yazıda size derginin grafik tasarımıyla uğraşırken merak sardığım bir alandan, tipografiden, geçmişten bugüne tipograf sanatından ve bu sanatın üreticilerinden bahsetmek istiyorum.
Tipografi için yazı fontları, satır arası boşlukları, punto büyüklüğü, harflerin birbirleri arasındaki boşlukları gibi konuları içinde barındıran bir ifade sanatı diyebiliriz. Yazı fontları ise hani Word’de bir yazı yazarken üst kısımdan seçtiğimiz ‘Time New Roman’, ‘Verdana’ vb ifadeler var ya, işte onlar. Yazımızdaki her harfin, sembolün nasıl görüneceğini bildiren kurallar bütünü diğer deyişle.
Matbaanın icadından bu yana birçok font üretilmiş. İlk font ise 1450’lerde Johannes Gutenberg tarafından İncil basımında kullanılmak için tasarlatılıyor. Adı Textura.
Bu tarz dik şekilde tasarlanan fontlara Roman adı veriliyor. Regular, Book isimlerini de görebilirsiniz. (Arial Regular, Gotham Book vb.) 1500’lerde ise İtalyanlar da font tasarımına el atıyor ve yazıyı eğikleştiriyorlar. Böylece bir sayfaya dik yazıma göre daha fazla metin sığdırabilmeyi başarmışlar. Bu buluşla birlikte artık eğik yazı için İtalya’dan
gelen anlamındaki ‘İtalik’ kelimesini kullanıyoruz.
Bir de Sans Serif ve Serif ayrımı var. Serif fontlar elleri ve ayakları olan yazı tipleriyken, Sans Serif fontlar daha düz bir tasarıma sahip. Serif fontlar okunması daha kolay ve akıcı olduğu için uzun metinlerde, Sans fontlar ise daha kısa olan yazılarda ve başlıklarda kullanılıyor daha çok.
Yazıların psikolojisine geçmeden önce dünyanın en çok bilinen iki yazı fontundan bahsetmek istiyorum. Helvetica ve Comic Sans.
Helvetica öyle bir efsane ki, kendi adında bir belgesel film dahi yapılmış. Helvetica, Latince’de İsviçreli demek. 1957 yılında Gary Hustwit tarafından tasarlanıyor. Şimdiyse dünyanın her tarafında en çok kullanılan yazı tipleri arasında. Bu cümle tatmin etmedi mi!
İsim vereyim: Panasonic, BMW, American Airlines, Toyota, Nestle, Lufthansa Airways, Kawasaki, Oral B ve daha birçok firma markalarında Helvetica yazı tipini kullanıyor.
Comic Sans ise en sevilmeyen yazı tipi. Konuşma baloncuklarının içinde kullanılmak için 1994 yılında Vincent Connare tarafından tasarlanıyor. Zaten adı da önce ‘Komik Kitap’ anlamındaki Comic Book olarak konuluyor, sonrasında Comic Sans olarak değiştiriliyor. İlk olarak Windows 95’te yer aldıktan sonra birçok kişi onu çok seviyor. Davetiyelerde, ödevlerde, markaların isimlerinde, birçok yerde kullanılıyor. 2000’li yıllara gelindiğinde ise bu yazı tipi insanları artık mutlu etmiyor. Hatta bazıları onun yasaklanması için kampanya bile başlatıyor. Onun bir yazı tipi olmadığını düşünenler de var. Site bile açmışlar: www.bencomicsans.com
Bir de bu fontu sevenler grubu var. Gençler sevgilerini anlatmak için bir klip bile yapmışlar:
Fontların bir de psikolojisi var. Hatta cinsiyetlerinden bile söz edilebilir. Mesela daha kalın, tırnaklı, keskin hatlara sahip fontlar erkeksi bulunurken, daha yumuşak, kıvrımlı fontlar kadınsı bulunuyor. Şöyle düşünün, bir erkek giyim firmasının logosunda kıvrımlı hatlara sahip bir font kullanılsa o firmayı ne kadar ciddiye alırsınız ?

Sadece cinsiyetler için değil günlük hayat için de örnekler verebiliriz. Örneğin bir ‘yasaktır’ yazısı Comic Sans ile yazılsa karşıdaki kişi onun gerçekten ‘yasak’ olduğunu  mu düşünür yoksa şaka yaptığınızı mı ? İşte bu etkiler düşünülerek yazı fontlarına kişilikler verilmiş. Bazıları:

Times New Roman: Güvenilir
Bodoni: Etkileyici
Georgia: Saygın
Garamond: Azimli
Baskerville: Geleneksel
Brush Script: Yaratıcı
Infinity: Özel olma
Eurostyle: Modaya uygun
Majaram: Stil sahibi
Dünya’da binlerce yazı tipi var. Hepsi farklı amaçlarla tasarlanmış ve kullanılıyor. Etrafımızda her gün yüzlercesini görüyoruz, etkileniyoruz ama ne kadar farkındayız ? Daha farkında olmadığımız kim bilir neler var.

Bahsetmeden geçmeyelim. Birçok fontu inceledikten sonra dergideki ana yazılarda Myriad Pro fontunu kullanmaya karar verdim. Neden derseniz, “Myriad Pro”, hem basılı olarak hem dijital olarak en okunaklı fontlardan bir tanesi. Ayrıca objektiflik özelliği de var. Size bir duygu veya düşünce dayatmıyor. Tek amacı içeriği olabildiğince saf bir şekilde
size ulaştırabilmek.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Kullanılan Kaynaklar:
*Tam Benim Tipim – Simon Garfield – Domingo Yayınları
*http://serdara.com/tipografi-font-tasarim/
*http://yusufavci.net/fontlarin-dili-anlamlari-ve-onemi/
*http://barisozcan.com/senin-yazi-tipin-ne-dunyanin-en-onemli-fontlari/

CEVAP VER

Lütfen yorum yapın!
Buraya lütfen isminizi girin.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.